“Demek hayatım böyle sona eriyor, ne büyük bir zaman kaybıymış...”.
Bunlar, yerel çeteler arasındaki bir kavgada kazara vurulan genç bir adamın son düşünceleriydi. Kısa bir süre sonra başka bir dünyada uyanacağını bilmiyordu, xiulian dünyasında!
Bu, zengin bir ailenin fahişesinin, önceki hayatında hiçbir amacı olmayan bir transmigratörün, gücü yaşamaya devam etme sebebi haline getirecek bir iblisin hikâyesidir.
Noah Balvan, göç ettikten sonra, gökyüzünde herkesin üzerinde özgürce durma gücünü elde etmek için sosyal statüsüne ve yeniden doğduğu dünyanın birçok zorluğuna karşı savaşmak zorunda kalacak!
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
İsekai tarzı novellerin hastası biri olarak oldukça keyifli diyebilirim.
Fantastik tür sevenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir seri başlangıcı diyebilirim. Özellikle güçlenme temalı hikayeleri sevenlerin büyük keyif alacağı bir eser.
İsekai severlerin kaçırmaması gereken bir kitap, bayıldım.
Güzel
Obsidyen Kredileri’nin devreye girdiği sahne, dünya kurgusu açısından bölümün en sağlam noktası bence. Halkın altınla, uygulayıcıların “Nefes” yüklü kristallerle alışveriş yapması, xiulian evreninin ekonomik katmanını tek sahneye sığdırırken Noah’ın bu sistemi bilmemesi de transmigratör kimliğini hissettirmek için doğal bir araç olmuş. Kanat sahnesinde de “insanlar uçmaya pek uygun değil” iç monoloğu hoşuma gitti; güç kazanmanın sınırsız olmadığını, bedeli ve pratiği olduğunu gösteren mütevazı ama etkili bir detay. Toottac’ta hırsız grubuyla pazarlıkta Noah’ın garanti olarak silahı bırakıp lideri yanına alması, karakterin soğukkanlı ve hesapçı yanını diyalog olmadan bile okura geçiriyor.
Eleştirebileceğim iki nokta var: Üç günlük yolculuk tek cümleyle özetlenmiş; Grant ile Noah arasındaki güven ilişkisi, rehberlik sürecindeki etkileşimler ekran dışında kaldığı için Grant’in sonraki sahnelerdeki rolü biraz havada kalıyor. Ayrıca kitap açıklamasındaki “zengin bir ailenin fahişesi” ifadesi kafa karıştırıcı; eğer “piç/gayrimeşru çocuk” anlamında değilse, karakterin arka planında açıklanması gereken bir muğlaklık var. Yine de genel olarak dünya kurgusu ve ilerleyiş sağlam, merak unsuru canlı tutulmuş.
Obsidyen Kredileri kısmına ben de katılıyorum, özellikle Noah'ın o sistemi bilmemesi, "bizden değil" hissini çok güzel verdi. Grant'le olan o boşluk da biraz can sıkıcı, evet, sanki bir şeyler kaçırmışız gibi.