Vainqueur Knightsbane sıradan bir ejderhadır: altın hazinesinin üzerinde şekerleme yapmayı, eğlence olsun diye prensesleri kaçırmayı ve maceracıların hayatını zindan etmeyi seven dev, ateş püskürten bir kertenkele. Vainqueur'ün hayattaki tek zevki, hazinesinin her seferinde bir sikke daha büyümesini izlemektir.
Bu yüzden, isteksiz bir köleden dönüşen müstakbel bir hırsız ona “sınıflar”, “seviyeler” ve “görevler” hakkında bir şeyler anlattığında, Vainqueur belki de, sadece belki de, bir kariyer değişikliği düşünmesi gerekip gerekmediğini merak eder.
Ne de olsa para kazanmak varken neden canavarları bedavaya avlamakla uğraşsın ki?
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
Seri çok iyi, daha sık bölüm gönderin lütfenss.
Ben bu çevirmeni daha iyi buldum. Umarım ilerde bende böyle iyi çeviriler yaparım. 🥰
Epey iyi gidiyor. Ah Vainqueur ahh.
Çok iyi
Vainqueur'ün hazine delisi bir ejderhadan tanrıya uzanan yükselişi, mizahla destansı anlatımı güzel dengeliyor; Mell Odieuse'un çekirdeğinin patlayıp yüzlerce hayaletin özgürlüğüne kavuştuğu sahne, kitabın duygusal zirvelerinden biriydi. Öte yandan, savaş sonrası Victor'un sahilde uyanıp her şeyin bittiğini öğrendiği geçiş aceleye gelmiş; o toparlanma bölümü biraz daha soluklanabilirdi.
Kesinlikle katılıyorum, o sahne duygusal olarak çok güçlüydü ama sonrasındaki toparlanma sanki bir nefes alamadan geçiştirilmiş gibiydi; keşke o anın ağırlığı biraz daha hissedilseydi.