Şanslılar ve şanssızlar olarak dünyayı katı bir şekilde ikiye ayırmayı hedefleyen isimsiz bir figür, bu amacına ulaşmak için karanlık bir yola adım atmaya kararlıdır. Gücünü artırma arzusuyla, kendi enerji kaynağını değiştirme ve şeytani bir güçle bütünleşme çabasına girer. Ancak bu yol, yalnızca fiziksel değil, zihinsel olarak da yıkıcı engellerle doludur.
Karakterimiz, kendisini her adımda zorlayan bu zorlu koşullara rağmen, amacından sapmaz ve karanlığın derinliklerine çekilirken, iyi niyetli kahramanlarımız onun planlarını durdurmak için harekete geçer. Ancak işler göründüğü kadar basit değildir. İyiler, yalnızca onu engellemekle değil, aynı zamanda giderek iflas eden, yarı mekanik bedenini kurtarmak için de mücadele etmek zorunda kalır. Bu çatışma, ahlaki sorularla dolu karmaşık bir savaşı beraberinde getirir.
Acaba iyilik, her zaman kazanan taraf mıdır? Yoksa kötülük, hak ettiği zaferi daha güçlü bir anlatımla elde mi eder? Bu hikâye, hem fiziksel hem de zihinsel sınırların ötesine geçen, derin bir yolculuğu gözler önüne seriyor. Şeytani bir enerjinin peşinde olan biri, kendi karanlığını yendiği kadar dünyayı da aydınlatabilir mi? Yoksa bu savaşta kazanan, yalnızca karanlık mı olacak?
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
Yeni serin hayırlı olsun canım
eyywallah karşim ama eski serinin devamı bu.
Evet farkettim umarım önceki serin gibi buda başaralı olur. Bende 20 bölüm olunca yeni versiyonu yayınlayacam hikâyenin
merakla bekliyoz knk
Yeni bölüm ne zaman gelecek?
bu eseri kitap yaptırmak istediğim için, kötü yazdığım her bir yeri düzeltiyorum. Bu sitede olmasa da taslağımda böyle, taslağımda güncele gelene kadar, bölüm atamayabilirim.
Bu kitap terk mi edildi? Hareket yok hiç.
Yerli ve milli en sevdiğimmmmm kategori destek atalım bizim çocuklara 😊😊
Destek atalım da, ilham perileri gelmemiş epeydir. Hareket yok bu seride..
umarım cevap beklemiyordun. kitap devam ediyor, sadece buraya atmayı bıraktım.
Sağlam olmuş ha bayadir okuyummu okumayimmi diyodun cidden sağlam seri aklına sağlık yazar kerdesim
"DENEY: Yükseliş"in açıklaması, ahlaki gri alanları ve karakterlerin içsel çatışmalarını keşfetme vaadiyle oldukça merak uyandırıcı. Özellikle iyinin ve kötünün rolünün sorgulanması, hikayeye derinlik katıyor gibi görünüyor. "Şeytani bir enerjinin peşinde olan biri, kendi karanlığını yendiği kadar dünyayı da aydınlatabilir mi?" sorusu, ana kötü karakterin motivasyonlarına dair ilginç bir felsefi altyapı sunuyor. Son bölümlerdeki diyaloglar ve "Gökkuşağı Diyarı"nın tasviri, dünya inşasının zenginliğini ve karakterler arası dinamikleri gösteriyor. Ebvabil'in "ulu büyücü" olması ve Luard'ın şaşkınlığı, güç dengeleri ve karakterlerin geçmişleri hakkında daha fazlasını öğrenme isteği uyandırıyor. Omai'nin sıcak çikolata ritüeli ve "Varyant tekniğini bağlama büyüsü ile ona aktardığım safkanın beden analizi tamamlandı" gibi replikler, hikayede bilim kurgu ve fantazinin harmanlandığını düşündürüyor ki bu da hoş bir denge.
Ancak, bazen diyalogların akışı biraz kesik gibi hissettiriyor, özellikle "Hahaha. Yapma ama ben gösterişçi biri değilim." gibi ifadeler daha doğal bir akışla verilebilir. Ayrıca, "Kara para aklanıldığı biraz belli olan bir uzay gemi tamircisi" gibi detaylar, dünya inşasına katkıda bulunsa da, bu mekanların atmosferini daha somut hissettirecek betimlemelerle zenginleştirilebilir. Genel olarak, karakterlerin iç dünyalarına ve ahlaki ikilemlerine daha fazla odaklanmak, bu zengin evreni daha da katmanlı hale getirecektir.
Kesinlikle katılıyorum, özellikle diyaloglardaki kesiklik ve mekan betimlemelerinin zayıflığı konusunda çok isabetli tespitler. Bu kadar zengin bir dünya kurarken atmosfer detaylarının eksik kalması, hikayenin potansiyelini tam olarak yansıtmıyor; umarım yazar ilerleyen bölümlerde bu dengeyi oturtur.